Sencer DERYA Hakkında

"Usta ustaysa eğer, çırağına aşk öğretir"!..

Aşkın sesi neyden söyler
Gizli sırlar ayan eyler
Söyleyen Hak dinleyen Hak
Hak'tan başka birşey var mı?
Fani

Rahmetli babam Lütfi Filiz, kendi açtığı "bolahenk nısfiye"yi elimden bırakmayacağımı görüp de bir müzik kulağına sahip olduğuma hükmedince, "Bu iş böyle olmaz, bir fem-i saadet'ten destur almadan başlamayalım biz bu işe" demiş, elimden tuttuğu gibi, Tire'den Ödemiş'e, Sencer Derya Beyefendi hocamın evine götürmüştü beni... Bu kez, bolahenk yerine yine babamın açtığı "mansur" ney vardı elimde; Hoca ney'i alıp önce öptü, sonra başına koydu, sonra da elime uzatıp, "Hadi bakalım!.." dedi; böylece, bir "kutlu ağız"dan destur alıp ney meşkine başlamış oldum.

Dolayısıyla, ilk derslerimi aldığım Sencer Derya hocamın ney yolculuğumdaki yeri, başka üstadlarımla karşılaştırılamayacak bir ayrıcalığa sahip. Ama bundan da önemli olarak Sencer hocamın gönlümdeki müstesna yeri, O'nun "öğretme metodu"yla ilgili:

Sencer hocam, onunla meşk etme şansı bulduğum her derste öylesine bir öğretme aşkı ve heyecanıyla dolup taşardı ki, bu aşk bana ister istemez öğrenme şeklinde yansırdı... Sencer hocam, fazladan, "ney'den çıkması gereken sesin, aslında, insanın kendisine söylemesi gereken ses olduğu"nu söylerdi. Bunu müziğimde olduğu kadar hayatın geri kalan tüm yollarında da kendime düstur edindim ve bu yazının başlığında da okuduğunuz gibi, kendimce "Usta ustaysa eğer, çırağına aşk öğretir" sözüne ulaştım.

 

A.Şenol FİLİZ